Çin İmparatorluğu’ndaki Cariyelerin Gizemli Dünyası | Parafesör | Paranıza Akıl Verir Parafesör | Paranıza Akıl Verir

PARAFESÖR / YAŞAM

Çin İmparatorluğu’ndaki Cariyelerin Gizemli Dünyası

22 Haziran • 16:56 • parafesor
Çin İmparatorluğun’da hükümdarların saray hayatı ve özel hayatı oldukça ilginçti.
...

Çin İmparatorluğun’da hükümdarların saray hayatı ve özel hayatı oldukça ilginçti. Hükümdarların yalnız başına yaşamaya mahkum edilmiş yüzlerce cariyesinin olması dönem için çok normaldi. Kadınların yüzyıllarca maruz kaldığı sistemin içerisindeki o ihtişamlı dünyaya gelin yakından bakalım.

 

Kadınların hayatını daha iyi anlayabilmek için o dönemin şartlarını göz önüne almak önemlidir. O dönmede erkeklerin birden fazla kadına ihtiyaç duyduğu buna karşın kadınların tek bir erkeğe uyum sağlama mecburiyetinde oldukları gibi bir çarpık bir algı kabul görmüştür.

Çin İmparatorluğu’ndaki Cariyelerin Gizemli Dünyası

 

“Bir çaydanlık genellikle dört fincanı doldurur. Bir fincanı dolduran dört çaydanlık gördün mü?”

Atasözü bu düşüncenin küçük bir örneğidir. Dönemin şartlarında kadınlara var olmak için sunulan seçenekler oldukça sınırlıydı. Eş olmak, hizmetli olmak, cariye olmak veya hayat kadını olarak çalışmak zorundalardı.

 

Çin İmparatorluğu’ndaki Cariyelerin Gizemli Dünyası

Çaresiz bir kadın için cariye olmak diğer seçeneklere kıyasla daha iyiydi. Çünkü diğer seçeneklerin aksine finansal özgürlük, sosyal güvence ve cinsel hastalıklardan korunmayı bir arada sağlayabiliyordu. Geleneklere göre bir kadının cariye olması padişahın beğenisine bağlıdır.

Eğer padişah onu beğenirse ömrünün sonuna kadar sarayda esirdir. Bir kız saraya cariye olarak seçildiğinde o yaşına kadar alışmış olduğu dış dünya ile tüm bağlantısı kesilir. Ne ailesi ne akrabası ne de arkadaşları ile kendi keyfine göre görüşmesine izin verilmezdi. Bu kadınların bekaretini koruyan da gerektiğinde idamlarını sağlayan da saraydaki hadım hizmetkarlardı. Bir cariye tüm yaşamını padişah için yaşar ve uygun görüldüğü takdirde padişah için ölmesi beklenirdi.

Çin İmparatorluğu’ndaki Cariyelerin Gizemli Dünyası

 

Cariyeler Nasıl Seçiliyordu?

Bu konu, kendisine cariye seçmek isteyen Ming imparatoru Tianqi hakkındaki hikayenin ışığıyla gün yüzüne çıkıyor. Rivayete göre 13 16 yaş aralığındaki beş bin kızı kısa listeye almak için binlerce hadım saray hizmetlisi görevlendirirdi.

Saraya ulaştıklarında ilk bin kişi fiziksel görünüşlerine göre direkt elenmişti. Çok uzun ya da kısa olmak, zayıf ya da şişman olmak saraya girmenin önünde engeldi. İkinci gün uzmanlar tarafından kızların ses, diksiyon ve konuşma üslupları incelendi. Bu incelemeden sonra iki bin kişi daha elenerek cariyelik hayallerine veda etti. Üçüncü gün, çok daha ayrıntılı bir inceleme yapılan bir gündü. Fiziksel özelliklerinin en küçük ayrıntılarına kadar değerlendiriliyorlardı.

Çin İmparatorluğu’ndaki Cariyelerin Gizemli Dünyası

 

Dudaklar, kollar, ayaklar, göğüslerinin şekli onlara bahşedilecek olan cariyeliğin de derecesini belirliyordu. Gün sonunda bin kişi daha elendi. Dördüncü günde tıbbı muayene yapıldı çünkü herhangi bir cinsel, ruhsal ya da fiziksel hastalık kesinlikle kabul edilemezdi. Bugün de yedi yüz kişi saraydan atıldı. Kalan üç yüz genç kız sarayda ağırlanırken bilgi, mizaç ve karakter açısından değerlendirilir ve sıralanırdı.

Sonunda elli genç kız tüm süreçler ve değerlendirmeler sonucu imparatorun huzuruna çıkmaya hak kazanırdı. Diğer elenenlerin hasetle baktığı bu genç kızlar “muhteşem elli” olarak da bilinir. Huzura çıkan kızlar için son eleme padişahın zevkidir. Aralarından sadece üç tanesi padişah için seçilir. Geriye kalanlar ise saray soylularına hediye olarak verilirdi. 

Çin İmparatorluğu’ndaki Cariyelerin Gizemli Dünyası

 

Bir kız cariye olduğunda onu bulutlar üzerinde bir hayat beklemiyordu ne yazık ki. Tüm cariyeler rakipti, dost hatta arkadaş olmaları dahi mümkün değildi. Herkes için herkes yok edilmesi ya da geçilmesi gereken bir tehdit unsuruydu. Bir cariye yükseldiği gibi, düşebilir de. Kademeler arasındaki ilerleme padişahın cariyeyi ne sıklıkla ziyaret ettiğine bağlıydı. 

Erkek çocuk doğurmak cariyenin kademesi için bir güvenceydi. Çok hızlı bir şekilde yükselen ve padişahın eşi olan cariyelerin de varlığı bilinir. Elindeki güçleri birbirlerine karşı acımasız bir biçimde kullanan cariyelerin büyük bir çoğunluğu, tüm zenginliğe ve ihtişama rağmen saray odalarının içinde yalnız bir hayat sürüyorlardı. 

 

Aradan yüz yıllar geçmiş olsa da bu kadınlar bize hayatını bir erkeğin avuçlarına bırakmanın mutsuz ve yalnız yaşanacak bir ömürden başka bir getirisi olmayacağını hatırlatıyor.

 

 

 

Bu gibi haberlerinin devamı için parafesor.net sitemizi ziyaret edebilirsiniz. 

Benzer içerikler için buraya tıklayınız.

DİĞER YAşAM HABERLERİ